Mütterrente III ve Kazanılmış Hak Sorunu

Mütterrente 3 Reformunun Hukukî Çerçevesi ve Uygulamadaki Muhtemel Etkileri

Yazan: Ferdi Sönmez

Almanya Emeklilik Uzmanı

Dünya Emeklilik Merkezi

Almanya sosyal güvenlik sistemi, uzun yıllardır çocuk yetiştirme sürelerini (Kindererziehungszeiten) emeklilik hesabında dikkate alarak annelerin sigortalılık geçmişini güçlendiren bir yapı sunmaktadır. Bu yaklaşım, anayasal düzeyde güvence altına alınmış olan aile ve çocuk koruma ilkesinin (Grundgesetz Art. 6) sosyal güvenlik hukukuna yansımasıdır.

2027 yılında yürürlüğe girmesi planlanan Mütterrente III, bu sistemin üçüncü genişleme aşamasını temsil etmektedir. Reform, özellikle 1992 yılı öncesinde doğan çocuklar için mevcut puan sisteminin yeniden düzenlenmesini hedeflemektedir. Ancak mesele yalnızca teknik bir puan artışı değildir; konu, kazanılmış hakların korunması, eşitlik ilkesi ve geriye yürümezlik prensibi açısından da değerlendirilmelidir.

________________________________________

I. Mevcut Hukukî Durum

Almanya’da çocuk yetiştirme süreleri, Sosyal Güvenlik Kanunu’nun (Sozialgesetzbuch VI – SGB VI) 56 ve devamı maddeleri uyarınca emeklilik puanı (Entgeltpunkte) olarak sisteme dahil edilir.

Mevcut uygulamada:

• 1992 sonrası doğan çocuklar için 3 yıl

• 1992 öncesi doğan çocuklar için ise 2,5 yıl

emeklilik hesabına dahil edilmektedir.

Bu farklılık uzun yıllardır hukukî ve siyasî tartışma konusu olmuş, eşitlik ilkesi bakımından eleştirilmiştir. Zira çocuk yetiştirme emeğinin, doğum tarihine göre farklı değerlendirilmesi, sosyal devlet ilkesi açısından tartışmalıdır.

________________________________________

II. Mütterrente III: Planlanan Değişiklik

Mütterrente III ile hedeflenen temel değişiklik, 1992 öncesi doğan çocuklar için tanınan sürenin 3 yıla tamamlanmasıdır. Bu durumda:

• Önceden 2,5 yıl tanınan süre → 3 yıla çıkarılacak

• Her çocuk için ilave 0,5 yıllık emeklilik puanı oluşacaktır

Bu düzenleme özellikle düşük prim gününe sahip anneler açısından aylık bağlama miktarını doğrudan etkileyecektir. Ancak burada kritik husus, bu artışın otomatik mi uygulanacağı, yoksa başvuruya mı bağlı olacağıdır.

________________________________________

III. Kazanılmış Hak ve Geriye Yürümezlik İlkesi

Alman sosyal güvenlik hukukunda temel prensiplerden biri, kazanılmış hakların korunmasıdır (Bestandsschutz). Ancak her reform, bu ilkenin sınırlarını yeniden tartışmaya açar.

Şu sorular önemlidir:

1. Daha önce eksik süreyle emekli olmuş kişiler için düzeltme otomatik mi yapılacaktır?

2. Vefat etmiş eş üzerinden dul aylığı alan kişiler için artış yansıtılacak mıdır?

3. Süreleri daha önce hiç tescil edilmemiş olanlar için geriye dönük başvuru imkânı olacak mıdır?

Bu soruların cevabı uygulama genelgeleri ile netleşecektir. Ancak geçmiş Mütterrente düzenlemelerinde görüldüğü üzere, her hak artışı otomatik olarak sisteme yansımamış; yazılı ve uygun formülerler ile başvuru zorunlu tutulmuştur.

________________________________________

IV. Uluslararası Sigortalılar Açısından Değerlendirme

Türkiye’de ikamet eden veya Türkiye’de çalışma geçmişi bulunan kişilerin durumu ayrıca ele alınmalıdır. Almanya ile Türkiye arasındaki sosyal güvenlik sözleşmesi kapsamında çocuk yetiştirme sürelerinin koordinasyonu teknik bir süreçtir.

Özellikle:

• Çocukların doğum yeri

• İkamet edilen ülke

• Sigortalılık statüsü

gibi unsurlar, sürelerin kabul edilip edilmeyeceğini belirlemektedir.

Burada hatalı ya da eksik bildirimler, ileride telafisi güç hak kayıplarına neden olabilir. Bu nedenle reform süreci yalnızca “maaş artışı” perspektifiyle değil, tescil doğruluğu bakımından da takip edilmelidir.

________________________________________

V. Dul ve Yetim Aylıkları Üzerindeki Etkisi

Mütterrente III’ün en az konuşulan fakat en kritik yönlerinden biri, dul aylıklarına etkisidir.

Eğer vefat eden sigortalının puanı artarsa:

• Dul aylığı yeniden hesaplanabilir

• Yetim aylıklarında da artış meydana gelebilir

Ancak burada yine otomatik uyarlama mı yapılacağı, yoksa yeniden değerlendirme talebi gerekip gerekmeyeceği belirleyici olacaktır.

________________________________________

Sonuç: Reformu Beklemek Yetmez, Süreci Yönetmek Gerekir

Mütterrente III yalnızca teknik bir puan artışı değildir. Bu reform:

• Eşitlik ilkesi

• Sosyal devlet anlayışı

• Kazanılmış hakların korunması

• Uluslararası sosyal güvenlik koordinasyonu

başlıklarında kapsamlı sonuçlar doğuracaktır.

Hakların otomatik tanınacağı varsayımı, uygulamada çoğu zaman gerçekçi değildir. Özellikle daha önce başvuru yapmamış, sürelerini tescil ettirmemiş veya yurtdışı bağlantılı sigortalılık geçmişi bulunan kişilerin süreci aktif biçimde takip etmesi gerekecektir.

Unutulmamalıdır ki sosyal güvenlik hukukunda hak, çoğu zaman talep edilmediği sürece görünmez kalır.

Ferdi Sönmez

Almanya Emeklilik Uzmanı

Dünya Emeklilik Merkezi