Emeklilik başvurusu birkaç ayda yapılır, ancak emeklilik hazırlığı yıllar öncesinden başlamalıdır. Almanya’da çalışan binlerce kişi, emeklilik yaşına yaklaşana kadar kendi sigorta kayıtlarını kontrol etmiyor. Oysa yıllar önceki bir eksiklik, yanlış kayıt veya unutulan bir çalışma süresi, emeklilik hesabını doğrudan etkileyebilir.

Bugün birçok kişinin aklında aynı sorular var:

“Ne kadar emekli maaşı alacağım?”

“Kaç yaşında emekli olabilirim?”

“45 yıllık süreyi tamamladım mı?”

“Çocuklarım için geçen süreler hesabıma işlendi mi?”

“Emekli maaşımdan ne kadar kesinti yapılacak?”

Bu soruların cevabı yalnızca işe giriş tarihinizde değil, Deutsche Rentenversicherung’daki resmi kayıtlarınızda saklı.

Sadece işe giriş tarihine bakarak emeklilik hesaplanmaz

Almanya’da emeklilik hesabı yapılırken yalnızca ilk işe giriş tarihi dikkate alınmaz. Çalışma hayatınız boyunca hangi dönemlerde, ne kadar süreyle ve hangi şartlarda sigortalı olduğunuz da önemlidir.

Tam zamanlı çalışma, yarı zamanlı iş, minijob, işsizlik, hastalık, meslek eğitimi, çocuk yetiştirme, bakım süreleri ve yurt dışında geçen çalışma yılları farklı şekillerde değerlendirilebilir.

Bu nedenle “Ben 1985’te işe başladım, demek ki emekliliğim kesin” düşüncesi her zaman doğru değildir.

Asıl önemli olan, sistemde hangi sürelerin kayıtlı olduğudur.

İlk yapılması gereken: Sigorta kayıt dökümünü istemek

Emekliliğine daha yıllar olan herkes, Deutsche Rentenversicherung’dan sigorta kayıt dökümünü istemeli.

Bu belgede çalışma hayatınızın mümkün olduğunca eksiksiz görünmesi gerekir. Ancak belgeyi elinize almak yeterli değildir. Satır satır kontrol etmek de sizin sorumluluğunuzdadır.

Özellikle şu noktalar incelenmeli:

• İlk sigortalılık tarihi

• Çalışılan tüm işyerleri

• İşsizlik ve hastalık dönemleri

• Yarı zamanlı çalışmalar

• Minijob süreleri

• Meslek eğitimi dönemleri

• Çocuk yetiştirme süreleri

• Yakınlara verilen bakım hizmetleri

• Yurt dışında geçen çalışma süreleri

Kayıtlarda boşluk varsa, bunu emeklilik başvurusuna bırakmadan araştırmak gerekir.

Küçük bir eksiklik, büyük bir gecikmeye dönüşebilir

Bazı çalışanlar birkaç aylık veya bir yıllık eksikliği önemsemiyor. “Nasıl olsa emekliliğe daha çok var” diyerek konuyu erteliyor.

Ancak özellikle belirli bekleme sürelerine bağlı emeklilik türlerinde, eksik görünen birkaç ay bile büyük önem taşıyabilir.

Bir işyerinin primleri zamanında bildirmemesi, eski bir çalışmanın sistemde görünmemesi veya işsizlik döneminin yanlış değerlendirilmesi, ileride hesapların yeniden yapılmasına neden olabilir.

Bu nedenle eksik kayıt fark edildiğinde, eski işverenlerden belge istenmeli ve gerekli başvurular zamanında yapılmalıdır.

Çocukların kaydı mutlaka kontrol edilmeli

Çocuk yetiştirme süreleri, Almanya’daki emeklilik hesabında önemli bir yere sahip. Fakat bu sürelerin doğru kişiye işlenip işlenmediği mutlaka kontrol edilmeli.

Özellikle anne ve babalar, çocukların doğum tarihlerini ve çocuk yetiştirme dönemlerini emeklilik kayıtlarında incelemeli.

“Çocuklarım var, sistem bunu zaten biliyordur” düşüncesiyle hareket etmek doğru değildir. Bazı durumlarda ek belge veya başvuru gerekebilir.

Çocuk yetiştirme sürelerinin kimin hesabına yazıldığı da önemlidir. Yanlış kişiye işlenen veya hiç görünmeyen bir dönem, emeklilik hesabını etkileyebilir.

Minijob ve bakım süreleri de gözden geçirilmeli

Minijob yapanların emeklilik konusunda birbirinden tamamen farklı bilgiler duyduğu görülüyor.

Kimi “Minijob emekliliğe hiç sayılmaz” diyor, kimi ise “Her ay tam prim günü gibi değerlendirilir” görüşünü savunuyor. Oysa sonuç, yapılan işin niteliğine, ödenen primlere ve kişinin sigorta durumuna göre değişebilir.

Aynı durum aile içinde bir yakına bakım verenler için de geçerlidir. Anne-babasına, eşine veya başka bir yakınına bakım sağlayan kişiler, bu dönemin emeklilik sigortasına nasıl yansıdığını mutlaka öğrenmeli.

Her aile içi yardım otomatik olarak emeklilik hakkı doğurmaz. Ancak belirli şartları taşıyan bakım süreleri, emeklilik hesabında önemli bir katkı sağlayabilir.

Emeklilik tahmin belgesindeki rakamı hemen kabul etmeyin

Birçok kişi emeklilik tahmin belgesinde yazan rakamı, gelecekte eline geçecek net maaş olarak değerlendiriyor. Bu da sık yapılan hatalardan biri.

Belgelerdeki tahminler, gelecekteki çalışma süresine, kazanca, primlere ve yasal düzenlemelere bağlıdır. Ayrıca belgede görünen tutar, çoğu zaman kesintiler yapılmadan önceki brüt miktardır.

Emeklilikte sağlık sigortası, bakım sigortası ve bazı durumlarda vergi kesintileri söz konusu olabilir.

Bu nedenle önemli olan yalnızca “Kaç euro emekli maaşı alacağım?” sorusu değildir.

Asıl soru şudur:

“Bütün kesintilerden sonra her ay elime ne kadar geçecek?”

Enflasyonu da hesaba katmak gerekiyor

Bugün belgede görünen bir emekli maaşı, gelecekte aynı satın alma gücüne sahip olmayabilir.

Önümüzdeki yıllarda maaşlarda artış olsa bile kira, enerji, gıda ve sağlık giderlerindeki yükseliş emeklilik bütçesini zorlayabilir.

Bu nedenle emeklilik planı yapılırken yalnızca maaş miktarı değil, gelecekteki yaşam giderleri de düşünülmeli.

Özellikle kira ödeyenler, borcu bulunanlar veya emeklilikte çalışmayı bırakmayı planlayanlar, bugünden gerçekçi bir bütçe hazırlamalı.

Emeklilikten birkaç yıl önce son kontrol yapılmalı

Emekliliğe yaklaşan herkes şu soruların cevabını netleştirmeli:

• Hangi yaşta emekli olabilirim?

• 35 veya 45 yıllık bekleme süresini tamamladım mı?

• Erken emeklilikte kesinti olacak mı?

• Sigorta kayıtlarımda eksik dönem var mı?

• Çocuk yetiştirme sürelerim doğru kaydedilmiş mi?

• Minijob ve bakım dönemlerim nasıl değerlendiriliyor?

• Brüt emekli maaşımdan sonra elime ne kadar geçecek?

• Türkiye’de veya başka bir ülkede geçen çalışma sürelerim hesaba katılmış mı?

Bu soruların cevabı son aylarda değil, mümkünse emeklilikten birkaç yıl önce öğrenilmeli.

Son söz: Emeklilik bir dosya değil, uzun vadeli bir hazırlıktır

Emeklilik başvurusu, uzun bir hazırlık sürecinin son adımıdır. Kayıtların kontrol edilmesi, eksik sürelerin tamamlanması, emeklilik yaşının öğrenilmesi ve bütçenin hazırlanması çok daha önce yapılmalıdır.

Unutmayın: Hak ettiğiniz bir emeklilik gelirini, yalnızca kayıt eksikliği veya geç kalmış bir başvuru nedeniyle kaybetmek zorunda değilsiniz.

Bugün kendinize şu soruyu sorun:

“Benim emeklilik dosyam gerçekten tamam mı, yoksa yalnızca tamam olduğunu mu sanıyorum?”